Seni artık fotoğraflarında seveceğim. Aslında olmanı istediğim kişiyi..
O bile değil belkide, sadece bana biraz sahip çıkma, koruma, bir şeyi bilmiyorsan bile bunun doğrusunu öğrenme hissini.
Abimin ölümüne bile yeterince üzülemediğim için kendimi suçluyorum ama çoğu zaman suçlu olmadığımı biliyorum. 5 yaşındaki kız çocuguna deli gibi bağırıp döven,
daha bir çok şey yapan kardeş diyemiyeceğim biriydi. Zaten ona abi dememide sevmezdi, bir çok kezde dile getirdi. Yinede mekanı cennet olsun.
Masanın altında çaresizce saklanışlarımı, yediğim dayakları, tere yagını tere yağının kabına sürdüm diye bağıran annemi sen görmedin.
Küçükken fazla yemek yememin adı stresti, insanlar bazen bunu yemek yiyerek yada spor yaparak atar ama eğer herkes tarafından aşşağılanıp
hor görülen bir çocuksan çaresizsindir. Ayrıca baban gece yarısı gelir, olaylardan habersiz. Zaten çok yorgun olur.
Her gün böyle geçer ve büyürüm. Daha mantıklı daha korkusuz. Ama yinede her kavgadan mahrum kalamayan.
Sonra baban bir gün gelip derki, 'Ben bu arkadasından hoslanmadım, uzak dur' Hayatımı, yaşadıklarımı, acılarımı ve insanlara olan nefretimi bilmezken.
Tam bana zarar vermeyen birini bulmuşken bana, bu kızdan uzak dur dedi. Bir şeyi bilmiyordu ama, ondan daha çok tanıyordum insanları.
Uzak dur dediğin kız zaten 5 senelik arkadaşımdı, bir kere bile arkamdan vurmadı beni.
Zaten tek yaptığın egoistlikti. Açıklayım. Kızının hayatıyla ilgilenmiyorsan, neyin var diye sormuyorsan, bir şey istediği zaman sürekli hayır diyorsan yada
zorla alıyorsan, kim oldugu hakkında bir fikrin yoksa sen ona bunu şunu yapamazsın diyemezsin. Çünkü o hakkın yoktur. Çünkü yavru köpek gibi sana ilk baslarda tatlı
gelmiş sonrasında tatlılığı geçmiştir. Oysa ozaman başlardı asıl samimiyet. Çocugun olan her kimse gelecekte arkadaşın dostun olabilirdi.
İçimdeki nefreti, anlamak için bir kaç çizik yada yada kan gerekiyordu. Psikologlar zaten yok, taş devrinde yaşıyoruz ya neyse..
Ama Allaha şükürler olsun ki yaşadıklarımdan birer birer dersimi çıkardım, tam tersine gördüklerimi başkalarına uygulamadım.
Şimdi salonda bir adam var, ziyarete gelmiş babamı. Kalbinden rahatsız pek bilmiyorum. O yüzden.
Çocuğunu anlatıyor, okulun tekinde çocuğuna zorbalık yapıyorlarmış. Ortalığı ayağa kaldırmış anladığım kadarıyla çocuğu için.
Gözlerim doldu biraz, dayanamayıp odama çıktım. Baba bile diyemediğim insanla 10 aya yakındır konuşmuyoruz, yani sanırım o civarlarda.
Biliyorumki konuşsam yine baba sanacak kendini, eve kapatmaya çalışacak. Zaten neyse yüreği yok çoğu şeye, ben bir insanı insan olduğu için sevemiyorum.
İyi insanları seviyorum ben. Özür dilese özrünü kabul etmek zorundaymışım gibi dileyecekti, neyse zaten yanıma bile gelmedi. Şaşırdımmı? o günleri çoktan geçtim.
Bunları yazmak düşündüğünüz kadar kolay değildi aslında, anneme sorsanız kendimi acındırmaya çalışıyorum. Halbuki benim beste, yazarlık gibi yeteneklerim var
böyle rahatlıyorum. Burdaki amacımda bazı gerçekleri görmeniz. Umarım birilerinin, çocuk sahibi olmak isteyenlerin dikkatini çekmişimdir.
Çünkü babalık ve annelik sonradan elde edilen bir şey değildir, karakter gibidir..
İyi günler dilerim.
O bile değil belkide, sadece bana biraz sahip çıkma, koruma, bir şeyi bilmiyorsan bile bunun doğrusunu öğrenme hissini.
Abimin ölümüne bile yeterince üzülemediğim için kendimi suçluyorum ama çoğu zaman suçlu olmadığımı biliyorum. 5 yaşındaki kız çocuguna deli gibi bağırıp döven,
daha bir çok şey yapan kardeş diyemiyeceğim biriydi. Zaten ona abi dememide sevmezdi, bir çok kezde dile getirdi. Yinede mekanı cennet olsun.
Masanın altında çaresizce saklanışlarımı, yediğim dayakları, tere yagını tere yağının kabına sürdüm diye bağıran annemi sen görmedin.
Küçükken fazla yemek yememin adı stresti, insanlar bazen bunu yemek yiyerek yada spor yaparak atar ama eğer herkes tarafından aşşağılanıp
hor görülen bir çocuksan çaresizsindir. Ayrıca baban gece yarısı gelir, olaylardan habersiz. Zaten çok yorgun olur.
Her gün böyle geçer ve büyürüm. Daha mantıklı daha korkusuz. Ama yinede her kavgadan mahrum kalamayan.
Sonra baban bir gün gelip derki, 'Ben bu arkadasından hoslanmadım, uzak dur' Hayatımı, yaşadıklarımı, acılarımı ve insanlara olan nefretimi bilmezken.
Tam bana zarar vermeyen birini bulmuşken bana, bu kızdan uzak dur dedi. Bir şeyi bilmiyordu ama, ondan daha çok tanıyordum insanları.
Uzak dur dediğin kız zaten 5 senelik arkadaşımdı, bir kere bile arkamdan vurmadı beni.
Zaten tek yaptığın egoistlikti. Açıklayım. Kızının hayatıyla ilgilenmiyorsan, neyin var diye sormuyorsan, bir şey istediği zaman sürekli hayır diyorsan yada
zorla alıyorsan, kim oldugu hakkında bir fikrin yoksa sen ona bunu şunu yapamazsın diyemezsin. Çünkü o hakkın yoktur. Çünkü yavru köpek gibi sana ilk baslarda tatlı
gelmiş sonrasında tatlılığı geçmiştir. Oysa ozaman başlardı asıl samimiyet. Çocugun olan her kimse gelecekte arkadaşın dostun olabilirdi.
İçimdeki nefreti, anlamak için bir kaç çizik yada yada kan gerekiyordu. Psikologlar zaten yok, taş devrinde yaşıyoruz ya neyse..
Ama Allaha şükürler olsun ki yaşadıklarımdan birer birer dersimi çıkardım, tam tersine gördüklerimi başkalarına uygulamadım.
Şimdi salonda bir adam var, ziyarete gelmiş babamı. Kalbinden rahatsız pek bilmiyorum. O yüzden.
Çocuğunu anlatıyor, okulun tekinde çocuğuna zorbalık yapıyorlarmış. Ortalığı ayağa kaldırmış anladığım kadarıyla çocuğu için.
Gözlerim doldu biraz, dayanamayıp odama çıktım. Baba bile diyemediğim insanla 10 aya yakındır konuşmuyoruz, yani sanırım o civarlarda.
Biliyorumki konuşsam yine baba sanacak kendini, eve kapatmaya çalışacak. Zaten neyse yüreği yok çoğu şeye, ben bir insanı insan olduğu için sevemiyorum.
İyi insanları seviyorum ben. Özür dilese özrünü kabul etmek zorundaymışım gibi dileyecekti, neyse zaten yanıma bile gelmedi. Şaşırdımmı? o günleri çoktan geçtim.
Bunları yazmak düşündüğünüz kadar kolay değildi aslında, anneme sorsanız kendimi acındırmaya çalışıyorum. Halbuki benim beste, yazarlık gibi yeteneklerim var
böyle rahatlıyorum. Burdaki amacımda bazı gerçekleri görmeniz. Umarım birilerinin, çocuk sahibi olmak isteyenlerin dikkatini çekmişimdir.
Çünkü babalık ve annelik sonradan elde edilen bir şey değildir, karakter gibidir..
İyi günler dilerim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder